Y ü k l e n i y o r

Tarih: 02.04.2026

     Organize Sanayi Bölgelerinde; tahsis edilen sanayi parsellerinin tapularının, mevzuatın aradığı koşullar gerçekleşmeden katılımcısına verildiği ve üzerinde gerekli yapılaşma sağlanmayan/üretime geçilmeyen sanayi parsellerinin bulunduğu bilinmektedir.

     Bu parsellerin malikleri tarafından üretime geçilmeyerek boş bırakılması ise ciddi bir problem oluşturmaktadır.

     Mülkiyetini OSB'den alan katılımcıların her birinin OSB ile yapılmış tahsis sözleşmeleri bulunur ve kendilerine tapu devri bu sözleşmelere dayanılarak yapılır. Ancak 4562 sayılı Kanun, OSB Uygulama Yönetmeliği ve tahsis sözleşmesi gereğince sanayi tesisi kurarak üretime geçmeleri zorunluyken, katılımcıların bir kısmının bunu yapmayarak sözleşmenin olmazsa olmaz koşullarını yerine getirmedikleri görülebilmektedir.

     OSB Uygulama Yönetmeliği ve/veya tahsis sözleşmesi hükümlerine dayanılarak, bu parsellerin tahsislerinin iptal edilmesi mümkündür. Tahsis iptali yapılması halinde ise tapu tescilleri "yolsuz tescil" haline gelecektir.

     Yolsuz tescilin varlığı, mahkeme kararıyla tapuların eski sahibi OSB adına tescili sonucunu doğuracak davaların açılmasına gerekçe oluşturacaktır.

     Emsal bir olayda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi; 1996 yılında tahsis edilen ve mülkiyetide devredilmiş sanayi parselinde katılımcının sözleşmede taahhüt ettiği yatırımını gerçekleştirmediği gerekçesiyle 2011 yılında OSB tarafından tahsisi iptal edilen taşınmazla ilgili olarak, yerel Mahkemenin,

  • Katılımcı Şirket tarafından, "tahsis işleminin iptali işleminin kaldırılması" talebiyle açılan davada, OSB'nin tahsis iptali kararının hukuka ve mevzuata uygun olduğundan bahisle davanın reddi yönünde verdiği kararını ve
  • OSB tarafından, "tapu iptali ve tescil" talebiyle açılan davada, "satışın dayanağı olan tahsis kararının iptal edilmesiyle tescilin hukuki dayanağının kalmadığı" gerekçesiyle, dava konusu taşınmazın katılımcı Şirket adına olan kaydının iptali ve OSB tüzel kişiliği adına tapuya tescili yönünde verdiği kararı

onamıştır. Katılımcı Şirketin, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla sırasıyla Anayasa Mahkemesine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yaptığı başvuruların kabul edilemez olduğu yönünde kararlar verilmiştir.

     Dolayısıyla OSB'ler, üretime geçmemek suretiyle Yönetmelik ve/veya tahsis sözleşmesi çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirmeyen mülkiyet sahibi katılımcıların tahsislerini iptal ederek ve ardından da tapu iptal ve tescil davası açarak taşınmazın mülkiyetinin OSB'ye geçmesini sağlayabilmektedirler.